Kamu Denetçiliği (Ombudsmanlık)


Hazırlayan

Hüseyin YILDIZ

Ankara – 2008


Kamu Denetçiliği (Ombudsmanlık)

İlk olarak 1713 yılında İsveç’te kurulan ve 1809 yılında anayasal bir kurum haline gelen kamu denetçiliği günümüzde farklı hukuk sistemlerine sahip ülkelerce benimsenerek yayılmış çağdaş devlet düzenlerinde kamu hukukunun ortak bir kurumu niteliğine bürünmüştür.[1] İsveçce’de “temsilci”, “arabulucu” gibi anlamları olan ombudsmanın, İskandinav ülkelerinde “ombudsman”, Fransa’da “Le Médiateur de la République” (cumhuriyet arabulucusu), İngiltere’de “The Parliamentary Commissioner for Administration” (idare için parlamento denetçisi), İspanya’da “El Defensor del Pueblo” (halkın savunucusu), Avusturya’da “Volksanwaltschaft” (halk avukatı) olarak adlandırıldığı görülmektedir.

Kamu denetçiliği kurumunun ortaya çıkışında; insan hakları ve hukuk devleti anlayışındaki ilerlemeler, 20. yüzyıldan sonra artan kamu hizmeti sunumu ile birlikte ortaya çıkan karmaşık yapı ve süreçler nedeniyle bireylerin idare karşısında güçsüzleşmesi, “vatandaş odaklı kamu hizmeti sunumu” anlayışının kamu yönetimi alanına yerleşmesi ve klasik denetim yollarının bireylerin idare karşısında korunmasında yetersiz kalması gibi faktörler önemli rol oynamıştır.

Genel olarak yasama organı tarafından görevlendirilen ve bağımsız olarak hareket eden kamu denetçisi, yönetilenler tarafından idari eylem ve işlemlere karşı yapılan yakınmaları kabul eder ve idarenin hukuka uygun hareket etmesini ve siyasal denetimi kamuoyunu harekete geçirerek sağlar. Kamu denetçisi her yıl yasama organına sunduğu raporunda, ne gibi şikayetlerin kendisine geldiğini, idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinin neler olduğunu bildirir. Böylece, bakan ile yasama organı karşı karşıya getirilir.[2]

Kamu denetçiliği kurumunun klasik kuvvetler ayrımı içerisinde konumuna bakıldığında yasamaya bağlı ve ondan güç alan asıl uğraş alanı yürütme olan, yönetsel yöntemlerle yönetimi vatandaş başvuruları üzerine denetleyen bağımsız bir organ olduğu görülmektedir.[3] Kamu denetçiliği kurumu sadece yönetilenlerin idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan yakınmalarını soruşturmakla yetinmemekte aynı zamanda bireylerin iyi idare edilme hakkını koruyarak idarelere tavsiyelerde bulunmaktadır. Böylelikle hem “hukuka uygunluk denetimi”, hem de “yerindelik denetimi” yapılarak bireyler güçlü idare karşısında korunmuş olmaktadırlar.

Kamu denetçiliği kurumu tipik olarak, denetim altındaki idareden istek üzerine belge ve diğer delilleri talep etme yetkisine sahiptir. Ancak, idareden düzeltici eylemleri talep etme veya cezai yaptırımda bulunma yetkisine sahip değildir; söz konusu yetki idareye tavsiyelerde bulunma ve kamunun, parlamentonun ve hükümetin baskılarına dayalı olarak söz konusu tavsiyelerle ilgili idarenin harekete geçip geçmediği izlemekle sınırlıdır. Kamu denetçiliği, hem kamu idaresinin hesap verebilirliğini güçlendirmede önemli bir rol oynamakta, hem de kötü idare örneklerini ifşa ederek ve kamunun beklentileri ile ilgili kamu görevlilerinin bilincini artırarak idari kalitenin iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır.[4]

İdarenin kendi iç denetim yolları ve yargı denetimi dışında denetlenmesini sağlaması, şikayet veya inceleme konusu ile ilgili olarak her türlü bilgi ve belgeye ulaşabilmesi ve faaliyet sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması gerekliliği kamu denetçiliği kurumunu hesap verebilirliğin sağlanmasında önemli bir araç haline getirmiştir. Bir tür hesap verebilirlik kurumu olan kamu denetçiliği, görevleri itibariyle hem kamuoyu denetimini mümkün kılmakta, hem de kamu yönetiminde iyi yönetimin gerçekleştirilmesinde bir baskı unsuru olarak işlev görmektedir.

[1] Yıldırım Uler, “Ombudsman (Kamu Denetçisi),” Türkiye’de Kamu Yönetimi, Der. Burhan Aykaç, Şenol Durgun ve Hüseyin Yayman, Ankara: Yargı Yayınevi, 2003, s.469.

[2] A. Şeref Gözübüyük ve Turgut Tan, İdare Hukuku, C.1, Ankara: Turhan Kitabevi, 1998, s.748.

[3] Yıldırım Uler, a.g.m., s.473.

[4] OECD – SIGMA, “Avrupa Birliği Üyeliği Yolunda Sürdürülebilir Kurumlar, SIGMA Belgeleri: No.26,” Maliye Dergisi, Çev. Pınar Acar, S.148, Ocak-Nisan 2005, s.30. <http://portal1.sgb.gov.tr/calismalar/yayinlar/md/md148/abuyeligi.pdf>, (20 Ağustos 2007).

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.