Bilgi Edinme Hakkı

bilgi-edinme-hakki

Hazırlayan

Hüseyin YILDIZ

Ankara – 2008


BİLGİ EDİNME HAKKI

Günümüz yönetim anlayışını belirleyen temel ilkelerden birini şeffaflık ilkesi oluşturmaktadır. Günümüz dünyasında bilgi ve iletişim alanlarında teknolojinin baş döndürücü şekilde gelişmesi, bilgi toplumu olarak ifade edilen çağımızda “bilgi”nin stratejik bir konuma ulaşması, halkın genel refah ve eğitim seviyesinin yükselmesi sonucu yönetimden beklentilerinin değişmesi, Weberyen bürokrasi anlayışına yöneltilen eleştirilerin ve demokratik taleplerin artması gibi gelişmeler kamu yönetimi alanında kapalı ve hiyerarşik düzenlerden, katılımcılığın ve şeffaflığın sağlandığı bir yapıya geçilmesini gerekli kılmaktadır.[1]

“Yönetimde şeffaflık”, “günışığında yönetim” veya “idari demokrasi” gibi terimlerle ifade edilen yönetimde açıklık kavramı, yönetim sürecine ilgili tarafların aktif katılımını, yönetim sürecinde takip edilecek yol ve yöntemlerin önceden belirlenmiş olmasını ve kamu yönetiminin elinde bulunan bilgi ve belgelerin kamuoyunun bilgisine ve erişimine açık olduğu bir düzeni ifade etmektedir. Yönetimde şeffaflığı sağlamaya yönelik temel politikalar şunlardır:

  1. Yönetimin bilgi verme ödevi,
  2. Toplantıların halka açık olması,
  3. Vatandaşların bilgi edinme hakkı,
  4. İdari işlemlerin gerekçelendirilmesi

Yönetimde şeffaflığı sağlamaya yönelik temel politikalardan biri olan bilgi edinme hakkının kamu yönetimi yazınında, “herkesin her türlü bilgi ve belgelerden yararlanabilmek için serbestçe yetkili makamlara başvurabilmesi, bilgi ve belgelere en kısa zamanda erişmesi ve kişinin toplumda olagelen, oluşan olaylar ve bunların temelinde yatan nedenler, bilgiler ve belgelere özgürce, sınırlama ve kısıtlama altında kalmaksızın erişmesi ve öğrenmesi”[2], “idarenin eylem ve işlemleri ile ilgili bilgilerin elde edilebilmesi ve idarenin eylem ve işlemleri konusunda resmi açıklama beklemeden istenen bilgi ve belgeleri elde edebilme olgusu”[3], “ulusal savunma ve dış ilişkiler gibi sınırlandırılması zorunlu görülen alanlar dışında idarenin elindeki her türlü bilgi ve belgeye ulaşmayı böylece vatandaşlara önemli bir denetim yetkisi aktarılarak kamu yönetiminin yolsuz faaliyetlerde bulunmasını ve kusurlu işlem ve eylemler gerçekleştirmesini engellemeyi amaçlayan bir hak”[4] gibi farklı tanımlama girişimleri ile açıklanmaya çalışıldığı görülmektedir.

Bilgi edinme hakkı, insan hakları bağlamında değerlendirilmekte ve üçüncü kuşak haklar arasında sayılmaktadır. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesinde bilgi edinme hakkı, “Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar”[5] şeklinde ifade edilmiştir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programına göre bilgi edinme hakkı ve bu hakka ilişkin yasal düzenlemeler daha demokratik ve açık bir toplum yaratmak, yoksulluğu azaltmak ve yolsuzluğu önlemek bakımından önemlidir.[6]

Bilgi edinme bir insan hakkı olmasının yanı sıra bir yönetim tekniği olarak da karşımıza çıkmaktadır. Şeffaf bir yönetimin sağlanması, halkın yönetime katılması ve yönetimin halk tarafından denetlemesinin mümkün olabilmesi için bilgi edinme olmazsa olmaz nitelikte bir yönetim aracıdır. Bu bakımdan iyi yönetişimin unsurları olan şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirliğin gerçekleştirilebilmesi için bilgi edinme hakkının işler olması gerekmektedir. Gerek kamu kurum ve kuruluşlarının, gerekse kamu görevlilerinin kamuoyu denetimine tabi tutulabilmesinin yolu ilgili kişilerin idari eylem ve işlemlere ilişkin doğru, güvenilir, tutarlı ve ilgili bilgi ve belgelere zamanında ve kısıtlamaya tabi olmaksızın erişebilmesinden geçmektedir. Böylelikle kamuoyu incelemesi ve denetimine tabi olunması ile birlikte kamusal yetki ve kaynakları kullanan kişiler hesap verebilirlik ilişkisinin bir parçası olacaklardır. Kamuoyuna hesap verme durumunda olunduğu bilinci ile çalışılması ile birlikte kamusal yetkilerin kötüye kullanılmasının azalması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve kamunun istek ve talepleri doğrultusunda yönetim sürecinin şekillendirilmesi mümkün olabilecektir.

KAYNAKÇA

[1] Özer Köseoğlu, Fatma Yurttaş, Cihan Selek, “Yolsuzluğu Önlemede Kullanılan Araçlardan Biri Olarak Yönetimde Açıklık ve Bilgi Edinme Hakkı,” Siyasette ve Yönetimde Etik Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Sakarya: 2005, s.150.

[2] Köksal Bayraktar, “Bilgi Edinme Hakkı ve Sır Kavramı,” Kazancı Hukuk, İşletme ve Maliye Bilimleri Dergisi, S.:3, Ekim 2004, s.8.

[3] Musa Eken, “Bilgi Edinme Hakkı,” İnsan Hakları Yıllığı, C.17-18, 1995-1996, s.63.

[4] Özer Köseoğlu, Fatma Yurttaş ve Cihan Selek, a.g.m., s.153.

[5] TBMM, <http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhak/pdf01/203-208.pdf>, (12 Eylül 2007).

[6] UNDP, “Right to Information – Practical Guidance Note,” s.8-10, <http://www.undp.org/oslocentre/docs04/Right%20to%20Information.pdf>, (26 Eylül 2007).

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.